ataşehir escort
Çanakkale escort Bolu escort Gelibolu escort Biga escort Çan escort Ayvacık escort Gerede escort Göynük escort Mudurnu escort
muğla mutlu son bodrum mutlu son marmaris mutlu son dalaman mutlu son fethiye mutlu son köyceğiz mutlu son menteşe mutlu son milas mutlu son www.elmasajeinfantil.com
Söğüt escort Osmaneli escort Ankara masaj salonu Antalya masaj salonu İzmir masaj salonu Adana masaj salonu Bursa masaj salonu İstanbul masaj salonu Mersin masaj salonu Balıkesir masaj salonu Çanakkale masaj salonu Denizli masaj salonu Diyarbakır masaj salonu Hatay masaj salonu Kayseri masaj salonu Kocaeli masaj salonu
Bostancı escort Ataşehir escort kadiköy escort ümraniye escort anadolu yakası escort Pendik escort Kurtköy escort pendik escort kurtköy escort maltepe escort kartal escort kartal escort kadikoy escort anadolu yakası escort anadolu yakası escort kadiköy escort
Ataşehir escort Kadıkoy escort Bostancı escort Bostancı escort ümraniye escort Kartal escort Kartal escort Kartal escort Maltepe escort Maltepe escort Maltepe escort Pendik escort Ataşehir escort Kadıkoy escort Pendik escort Antalya escort Antalya escort buca escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort
Bugun...



CHP’Lİ GÜLİZAR BİÇER KARACA; ÇARŞAMBA AĞCAGÜNEY VE ŞEYHGÜVEN MAHALLESİ ÇİFTÇİLERİNİN SORUNLARINI DİNLEDİ.

CHP’li Doğa Haklarından sorumlu genel başkan yardımcısı CHP Denizli milletvekili Gülizar Biçer Karaca bir dizi temaslarda bulunmak ve özellikle çiftçilerle bir araya gelip onların sorunlarını dinlemek amacıyla Samsun’un Çarşamba ilçesi Ağcagüney mahallesinde ve Şeyhgüven mahallerinde çiftçilerle bir araya geldi.

facebook-paylas
Güncelleme: 02-07-2022 00:33:32 Tarih: 02-07-2022 00:14

CHP’Lİ GÜLİZAR BİÇER KARACA; ÇARŞAMBA AĞCAGÜNEY VE ŞEYHGÜVEN MAHALLESİ ÇİFTÇİLERİNİN SORUNLARINI DİNLEDİ.

MEHMET REBİ ÖZDEMİR

Samsun’un Çarşamba ilçesinin Ağcagüney çiftçileriyle Çarşamba, Ayvacık ve Salıpazarı Organik Fındık Birliği lokalinde üreticilerin sorunlarını dinledi.

Birlik lokaline gelen fındık üreticilerine mahallelerine neden geldiğini şöyle anlattı. “Çok güzel ovalarınız, çok güzel coğrafyanız var. Çarşamba’ya bunan 3 yıl kadar öncesinde geldim. O zaman bir BES (Biokütle Enerji Santrali) vardı. O zaman da “Doğa Haklarından Sorumlu” genel başkan yardımcısıydım. Samsunluların, Çarşambalıların o direnişlerine, mücadelelerine katkıda bulunmak ve destek olmak için oradaydım. O zaman da orada ki bütün konuşmacılar sarf etmişlerdi. Ülkemizin genel durumu, bu konuda vatandaşlarımıza, sizlere, bildiğiniz şeyleri anlatmak, ya da yaşadıklarınızı anlatmak çok da doğru değil. Tereciye tere satmak gibi olacak. Hayvancılıkla uğraşıyorsunuz, çiftçilikle uğraşıyorsunuz, fındık üretiyorsunuz ve aslı görevimiz sizleri dinlemek sizlerin sorunları, sizlerin beklentileri, sizlerin talepleri nedir diye onları almak ondan sonra CHP’nin yaklaşmakta olan iktidarında bu konuda CHP olarak düzenli neleri paylaşacağımızı ve bu ülkenin üreten bir Türkiye olacağını, bu ülkenin ektiği diktiği para eden, alın teriyle kurduğu topraklardan elde ettiği ürünlerden hayatını kazanan çocuğunu, okutan geçindiren ama tabi bir o kadar da devletin verdiği katkıyı, hizmet olarak vefa olarak huzur olarak adaletle geri almak isteyen, yurttaşlarımız olarak bide sizlere bu konuda ki çalışmalarımızı ve hedeflerimizi paylaşacağız.  Bugün burada bizleri kabul ettiniz, bizlerle burada karşılıklı olarak düşüncelerimizi paylaşabilme olanağı verdiniz. Bugün bu program yapıldığında genel başkanımızı aradım, buraya geleceğimi buradaki yurttaşların sorunlarını dinleyeceğimi ifade ettim. Genel başkanımızdaki orada ki, tüm üretici arkadaşlarımıza selam ve sevgilerini iletti. Bende genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun selamlarını sizlere iletiyorum.  Bence bizler susalım sizler konuşun.  Üreten konuşsun, üretip ürettiğinin karşılığını alamayanlar konuşsun. Siyasiler konuşur konuşur gider. Biz konuşan değil, dinleyen, dinleyerek sorunlara çözüm üretmeyi hedefleyen ‘bir siyasi iktidarız. İktidar olacağız. İktidar dedim Allah söyletti” dedi.

MUHTAR DEDİĞİN İKİ TARAFA DA UYMALI!

Çarşamba Ağcagüney Mahallesi muhtarı Yaşar Uçar şunları söyledi. “Mahallemize hoş geldiniz. Kusura bakmayın ben AKP’liyim. İş değişirse geçerim öbür tarafa. Muhtar dediğin iki tarafa uyması lazım. Köyün bazı sorunları var. Bazı değil bayağı sorunları var. Biz şimdi fındığa güveniyoruz. Fındıkta para etmez ise, köylünün durumu kötü. Başka da bayağı sıkıntılar var. Alt yapı sorunları, üst yapı sorunları var tabi ki, fındıktan beklentimiz bize kalsa 100,00.Tl istiyoruz ama bakalım devlet ne verecek. 50.00. TL olur sanıyorum. Şu anda maliyeti soracak olursanız kurtarmıyor. Mazot her şey pahalı” diye konuştu.

VATANDAŞ KORKUDAN KONUŞAMIYOR!

Çarşamba, Ayvacık ve Salıpazarı Organik Fındık Üreticileri Birliği başkanı Ali Bakır’da, şunları ifade etti. “İnanın Türkiye’nin bütün köylerinden bahsediyorum, en az %50’si hacizli. Herkes bankaya hacizliler. Olmayan yok. Sorunlu olmayan hiç kimse yok. Ama vatandaş inan konuşamıyor. Vatandaşın kimin çocuğu işte, kiminin çocuğu öyle, kiminin çocuğu böyle bahane var, korku ise alabildiğine var. Adam yan tarafta duruyor, burada benim gibi gömüldü. Kiminin çocuğu bir yerde işte, yarın çocuğum işinden olmasın diye, milletin içinde böyle bir korku var. Burada oturuyoruz bakın petrol ofisi burada, mağazamız burada geçen seneyle bu sene en az olanı % 300 zam var. Tohumlar öyle gübreler öyle, ilaçlar öyle her şey öyle alabildiğine.  Bunu artık her gittiğimiz yerde anlatıyoruz. Tabi siz zaten biliyorsunuz bunları. Kaymakam, ziraat odası başkanı, muhtarlar dernek başkanı, ilçe tarım müdürü ile yevmiye belirlemeye kalktılar. Fındık, sebze ve meyve olan kısımlarımızda doğudan gelen çalışan işçilerimiz var. Bunların yevmiyesi ne kadar olsun diye toplantı yapmışlar. Ve 170,00.TL’ye karar vermişler. Geçen yıl da 110,00.Tl idi. Bir tabak yemek 50 lira adam bir öğlen yemeği yiyor olsa zaten 3 tabak yemek 150 lira ediyor.  170 lira yevmiye olabilir mi? Kaymakama bütün oda başkanları kalkıyorlar böyle bir tarumar içinde. Garibana sıra geldiğinde hemen ipotek koyuyorlar. 170 lira olsun diye. Mademki bunlar bugün, yetkileri var birisi de çıksın desin ki, bu pahalı çiftçinin girişi pahalı diye çıksınlar konuşsunlar. Bunları desinler. Gariban doğudan gelenler bunları nasılsa konuşamıyorlar. Karın tokluğuna çalışıyorlar. Yani köle düzeni olduk. Bunun adı köle düzeni. Artık şu yevmiyeci değil köle” şeklinde konuştu.

BİTTİK, ERİDİK!

Adını ifade etmeyen Ağcagüneyl’i bir yurttaşta şunları söyledi. İnsanlar akşam 150 veya 130 lirasını alıp evlerine giderken 2 tane 10 kiloluk zeytinyağı tenekesi alıyordu. 20 adette ekmeğini alıp evine gidiyordu. Şimdi iki gün çalışacak zeytinyağı tenekesinin 5 kilosunu alma şansı yok. Ama 2020’de bir gün çalışmayla 2 adet 10 litrelik zeytinyağı alıyorsun 20 adette ekmek alıyorduk. Çok büyük sıkıntılar var. Eridik bittik bizi kimsenin düzeltme şansı harbiden yok. Bunların düzeltme şansı yok nasıl olacak nasıl gidecek bilmiyorum” diye ifade etti. 

ALANLARDA SOL PARTİLER, KAYMAĞINI YİYENLER SAĞ PARTİLER!

Yöre halkından olan Ahmet Erbaş isimli şahıs şöyle konuştu. “Bende bu yörenin insanıyım. Ağcagüney beldesi 1994 yılında iyi olacak denildi, belde yapıldı. AKP geldi daha iyi olacak dedi ve beldeyi kapattı. Şu anda Ağcagüney ve çevre köyler sürekli göç veriyor. Şu anda 20-25 adet ahırın boş olduğunu biliyorum. Ben inşaat sektöründeyim her ikisi de şu anda vahim. Çevremizde % 60-65 sağ partiler oy çıkar. Maalesef ki sol partiler ben iyi biliyoruz ki, işçiden çiftçiden yana, politikalar üretilir ama hiçbir zaman da hakkını alamaz. Bu Türkiye’nin bir gerçeğidir. İslam coğrafyası üzerinde dönen, din üzerine alın dini üzerlerinden konuşacak hiçbir şeyleri olmaz. Yöremiz insanları sade çiftçi üretici başka bir karı amacı yok. Burada üniversite mezunu 10 genç bulamazsınız burada. Duramazlar, barınamazlar ne yapsınlar gençlerimiz. CHP ya da millet ittifakı geldiklerinde neler yapar. Burada ki arkadaşlar adına da sizlere soruyorum. Sol örgütleri her zaman meydanlarda görüyorum ama maalesef ki ekmeğini yiyenlerde sağ örgütler. Tek amaçları İslam amacı altında yapılan politikalar. Üzgünüm ama ülkemizin durumu da bu” şeklinde ifadelerde bulundu.

DAYIN YOKSA HAKLI OLARAK GİRDİĞİNİZ YERDEN SUÇLU OLARAK ÇIKARSINIZ!

Şeyhgüven mahallesinden Mustafa Öztürk’te konuşmasında şunları anlattı. “Derdimiz çok ama kısaca anlatmasını bilen bir cümleye bir kitabı sığdırır. Anlamasını bilende bir kitabı bir cümleyle anlar.  Derdimiz çok ama kime söyleyeceğiz. Şu an memleket sahipsiz. Ama bin bir çeşit düşünceler var. Bizde o düşüncelerden birisiyiz. Olmayacak bir şeyi söylemek bence boştur. Sesimiz üst makamlar gidecek ama seçime kadar hiçbir şey olmayacak. Ülkede hukuk adalet hiçbir şey kalmadı. İğne ucu kadar kalmadı. Dayınız varsa işiniz hallolur. Yoksa dayın haklı olarak girdiğin yerden suçlu olarak çıkarsınız. Şu an öyle bir devirdeyiz ki memleketin dünya da saygınlığı itibarı kalmadı. Yabancı basının görüşleri çok önemli” diye konuştu.

İKİ İŞTE ÇALIŞIYORUM ALDIĞIM ÜCRET ASGARİ ÜCRET BİLE OLAMIYOR…

Beden eğitimi öğretmenliği mezunu Rabia Erbaş’ta duygu ve düşüncelerini şöyle ifade etti. “Burada sağcısı solcusu yok. Bir makam sahibi bir insan bizlilerin sorunlarını dinlemeye gelmiş. Görüşlerimizi söylemek yerine insanları sağ ya da sol ayırmak yerine neden dertleşemiyoruz? İnsanları neden ayrıştırıyoruz. Büyükler bize örnek olmak zorundalar. Bir kadın gelmiş hiç biriniz eşlerinize söylediniz mi? Bir kadın gelmiş sizde kadın olarak karşılamaya gelin ne konuşulduğunu bir dinleyelim dediniz mi? Hepimizin dertleri var. Ben şimdi öğretmenlik mezunuyum. Ama yazın fındık topluyorum.  Bir sürü derdimiz varken tutuyorsunuz sen sağcısın sen solcusun bütün bu konuları geçtim ben çevre köy Üçköprü’den kalktım geldim.  Sorunlarımızı söylemekten çekinmeyin. Bizimde yolumuzu kapatıyorsunuz. Çoğunuz emeklisiniz. Ben nasıl evlenip bir düzen kurabilirim ki? Beden ne bekliyorsunuz. Ben tek kişiyim ama belki de hepinizin hayatına dokunacağım.  Söylediklerime saygı duyarsanız birbirimizi belki daha iyi anlarız. Atanamadığım için ben şu anda iki işte çalışıyorum ama aldığım ücretin toplamı asgari ücret olmuyor. Gidiş geliş yol masrafım 6,5 lira. Bir tabak yemek 50 lira. Cebime kalan 1500 ya da taş çatlasın 2 bin lira. Yaşıtlarımdan herkes polis olmak istiyor. Bende subay olmak istiyorum. Ama bir yerden destek yok.  Bir yerde konuşamıyorum” dedi.

 

 

 




Bu haber 83 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI