Çanakkale escort Bolu escort Gelibolu escort Biga escort Çan escort Ayvacık escort Gerede escort Göynük escort Mudurnu escort
muğla mutlu son bodrum mutlu son marmaris mutlu son dalaman mutlu son fethiye mutlu son köyceğiz mutlu son menteşe mutlu son milas mutlu son www.elmasajeinfantil.com
Söğüt escort Osmaneli escort Ankara masaj salonu Antalya masaj salonu İzmir masaj salonu Adana masaj salonu Bursa masaj salonu İstanbul masaj salonu Mersin masaj salonu Balıkesir masaj salonu Çanakkale masaj salonu Denizli masaj salonu Diyarbakır masaj salonu Hatay masaj salonu Kayseri masaj salonu Kocaeli masaj salonu
Bostancı escort Ataşehir escort kadiköy escort ümraniye escort anadolu yakası escort Pendik escort Kurtköy escort pendik escort kurtköy escort maltepe escort kartal escort kartal escort kadikoy escort anadolu yakası escort anadolu yakası escort kadiköy escort
Ataşehir escort Kadıkoy escort Bostancı escort Bostancı escort ümraniye escort Kartal escort Kartal escort Kartal escort Maltepe escort Maltepe escort Maltepe escort Pendik escort Ataşehir escort Kadıkoy escort Pendik escort Antalya escort Antalya escort buca escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort
Bugun...



Samsun KESK’li kadınlar; Eşitlik ve özgürlük mücadelemizden vazgeçmiyoruz, isyanımızı büyütüyoruz…

KESK Dönem Yürütmesi adına Yapı Yol Sen Samsun Şube Kadın Sekreteri Uğurcan Albak, kadınlar için “Eşitlik ve özgürlük mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini isyanlarının büyüdüğünü anlatan açıklamalarda bulundu.

facebook-paylas
Güncelleme: 24-11-2021 21:55:22 Tarih: 24-11-2021 21:52

Samsun KESK’li kadınlar; Eşitlik ve özgürlük mücadelemizden vazgeçmiyoruz, isyanımızı büyütüyoruz…

Mehmet Rebii Özdemir  

KESK Dönem Yürütmesi adına Yapı Yol Sen Samsun Şube Kadın Sekreteri Uğurcan Albak,  sendika binasında basın mensuplarına şu ifadelerle seslendi. “ Biz kadınlar dünyanın dört yanında eşitsizliği, yoksulluğu, savaşları ve şiddeti üreten erkek egemen kapitalizme karşı isyanımızı meydanlara taşımak,  kadın dayanışmasının sınırları aşan gücüyle buluşmak ve itirazlarımızı hep birlikte daha fazla duyurmak için yine alanlardayız. Kadınlar her gün  evde, işte, okulda, sokakta erkek ve erkek devlet şiddetine maruz kalmakta ya da şiddet tehdidi altında yaşamlarını sürdürürken, siyasal iktidar kadına yönelik şiddeti önlemek ve kadın kazanımlarını geliştirmek yerine, kadın düşmanı politikaların sürdürücüsü olmaya devam etmektedir. İktidar, pandemiyi fırsat bilerek kadın kimliğine dönük saldırılarını arttırırken bir taraftan tekçi, gerici ve cinsiyetçi temelde oluşturmayı tasarladığı toplumsal düzenin inşası için kadın kazanımlarını zayıflatmayı temel almaktadır” şeklinde konuştu.

 

MÜCADELEDEN VAZÇEMEYECEĞİZ HIZ KESMEYEN DAVLARA RAĞMEN…

Uğurcan Albak açıklamasına şöyle devam etti. “İstanbul Sözleşmesi'nin bir gece yarısı feshinden sonra şimdi de 6284 sayılı yasa gibi şiddeti önlemede etkili yasal kazanımlar hedef gösterilmekte ve eril yargının cezasızlık politikası kadına yönelik şiddetin artmasına neden olmaktadır. Bu cezasızlıktan güç ve cesaret alan erkekler; "gücüm yettiği için hedef aldım" diyebilecek cürette ve biz kadınları akıl almaz yöntemlerle katletmeye devam etmektedirler.  Eril yargı erkekleri korurken, kadına yönelik şiddette, LGBTİ+ lara yönelik nefret cinayetlerinde ve çocuk istismarında cezasızlık uygulanmaya devam etmektedir. Erkeklerin uyguladığı her türlü şiddete verilen cezasızlık politikalarına karşı kadınların kendi hayatlarını savunması en ağır biçimde cezalandırılmaktadır. Kadınların yürüttükleri örgütlü mücadele hedef alınmakta baskı, gözaltı ve tutuklamalar hız kesmeden devam etmektedir.   Kadınların varlığını yok saymak, aşağı görmek, toplumsallığını yerle bir etmek için her türlü yasağı din kisvesi altında hayata geçirmeye çalışan iktidar; sürekli olarak kadın kazanımlarına saldırmaya, kadın emeği ve yaşamı üzerinde denetim kuramaya çalışmaktadır. Yargı paketleri hazırlayarak sözde iyileştirme yapan iktidar; 4. Yargı paketinde, kasten öldürme yaralama eziyet kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının cezayı arttırıcı neden sayılması için eşe karşı olması gerektiğini söylemekte ailenin dışında kalan veya evli olmayan kadınları dışarıda bırakmaktadır. Cinsel saldırı ve cinsel istismarda tutuklamaya 'somut delil' koşulu getirirken; 5. Yargı paketinde Covid izninin süresinin uzatılması kadının güvenliği açısından risk oluşturmaktadır. Ayrıca bu yargı paketinde af gündeme alınmıştır” diye konuştu.

 

PANDEMİDE DE İLK İŞİNDEN OLANLAR KADINLAR OLDU!

“Her gün katlanarak artan kadın katliamı karşısında yapılan (sözde) önlemlerin yetersiz olduğu o kadar ortadadır ki yaşadığımız kente bile 9 kadın arkadaşımız erkekler tarafından hayattan koparıldı. Tüm kadın ve çocuk cinayetleri iktidarın çocuğun yararını ve kadının güvenliğini gözetmeyen kadın ve çocuk düşmanı uygulamalara devam etmesinin bir sonucudur. İktidarın kamusal alanı dinselleştirerek, üç beş çocuk baskısı, kadınları sistematik olarak aileye mahkûm etme çabası, kadını ikinci sınıf görme, hayatı hakkında söz sahibi olma politikaları kadını güçsüzleştiren ataerkil zihniyetinin bir sonucudur.  Pandemi ve son dönemdeki yaşadığımız ekonomik krizde ilk işten çıkarılanlar kadınlar olmakta bu durum da kadın yoksulluğunu ve işsizliğini her geçen gün artırmaktadır. İktidar çalışma yaşamında var olan cinsiyet eşitsizliğini derinleştirirken, artan kadın işsizliği ve yoksulluğuna dair hiç bir önlem almamaktadır. Yine kamuda KHK uygulamaları hız kesmeden devam etmekte haksız ve hukuksuz işten etmelerin yeni adı geçici 375 sayılı KHK’nın 35. maddesi olabilmekte ya da arşiv taraması, güvenlik soruşturması gibi uygulamalarla örgütlenme hakkı engellenmeye çalışılmaktadır. Kayyum zihniyeti bugün de Boğaziçi Üniversitesi'nde kendisini göstermektedir. Özerk ve demokratik üniversite mücadelesi ve talebi engellenmeye çalışılmakta, kadın çalışmalarına erkekler atanmakta,  Mobbing ve işten çıkarmalar hız kesmeden devam etmektedir. Emperyalist savaşlar sonucunda birçok kadın ve çocuk mültecileşirken ırkçılık ve yabancı düşmanlığı yanında cinsel şiddet tehlikesiyle de karşı karşıyadır. Mültecilik dünya halklarının kanayan yarası olmaya ve en çok da kadın ve çocukları vurmaya devam etmektedir.

Biz kadınlar şiddete, sömürüye karşı, yaşamın özgür özneleri olma mücadelesini uzun yıllardır ve aralıksız bir biçimde sürdürüyoruz. Kadın hak ve özgürlüğüne dair bugün ne varsa kadınların yıllardır yürüttüğü mücadelenin sonucu olduğunun farkındayız. Emeğimizin gaspı ve bedenimizin denetimine dayalı, tarihsel arka planı çok güçlü eril zihniyetin üzerimizde kurduğu sistematik tahakkümü kırmanın tek yolunun yine sürekli ve örgütlü kadın mücadelesini yükseltmekten geçmekte olduğunu biliyoruz. Biz KESK’li kadınlar olarak ayrım yapmadan tüm kadınların yanında olmaya ve hep birlikte bu ataerkil sisteme karşı mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz” ifadelerinde bulundu.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET MÜNFERİT DEĞİL, POLTİKTİR…

KESK Dönem Yürütmesi adına Yapı Yol Sen Samsun Şube Kadın Sekreteri Uğurcan Albak,  konuşmasının sonunda şunları söyledi. “ Yılmadan ve bıkmadan yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz; ”kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir” ve bu şiddeti önlemenin en iyi yolu da kadın mücadelesinden ve kadın dayanışmasından geçer. Biz kadınlar toplumsal alanın her aşamasında varız ve var olmaya devam edeceğiz. Dünya, bizim de emeğimiz üzerinde dönüyor. Hayatlarımıza ve emeğimize sahip çıkmaya her koşulda devam edeceğiz.

Bugün çok daha güçlü ve çok daha örgütlü olarak hayatlarımıza ve haklarımıza sahip çıkıyor ve  en yüksek sesimizle isyanımızı haykırıyoruz

Kadınları erkeğe, sermayeye ve devlete daha da bağımlı hale getirmek için her türlü krizi fırsata çevirmenin hesabını yapanlara karşı sesimizi yükseltmek hesap sormak için,

Emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz üzerindeki binlerce yıllık erkek egemen sömürü düzenine karşı,

Sermayeye, ranta, savaşa aktarılan bütçeye karşı toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe hakkımıza sahip çıkmak için İSYANDAYIZ!

Fetvalarıyla ne giyeceğimizi, ne söyleyeceğimizi, nasıl yaşayacağımızı, erkeğe biat ve itaat etmemizi dayatarak  bize sınır çizenlere karşı,

“İstanbul Sözleşmesinin fesih kararına karşı İstanbul Sözleşmesi uygulansın demek için,

Her gün erkek devlet şiddetiyle katledilen kadınlar için İSYANDAYIZ!

İşsizliğe, yoksulluğa, güvencesizliğe, gericiliğe, tacize, tecavüze, istismara, kadın katliamlarına karşı,

Ölüme karşı yaşamı, savaşa karşı barışı savunmak için İSYANDAYIZ!

Bunun için;

İstanbul sözleşmesinden vazgeçmiyoruz!

Şiddetsiz bir yaşam, eşitlik, özgürlük, adalet, demokrasi, barış, laiklik mücadelemizden asla vazgeçmiyoruz!  Barış içinde yaşama talebimizden vazgeçmiyoruz!

Eşitlik ve özgürlük mücadelemizden vazgeçmiyoruz isyanımızı örgütlüyoruz” dedi!

  




Bu haber 466 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KADIN Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI