ataşehir escort
Çanakkale escort Bolu escort Gelibolu escort Biga escort Çan escort Ayvacık escort Gerede escort Göynük escort Mudurnu escort
muğla mutlu son bodrum mutlu son marmaris mutlu son dalaman mutlu son fethiye mutlu son köyceğiz mutlu son menteşe mutlu son milas mutlu son www.elmasajeinfantil.com
Söğüt escort Osmaneli escort Ankara masaj salonu Antalya masaj salonu İzmir masaj salonu Adana masaj salonu Bursa masaj salonu İstanbul masaj salonu Mersin masaj salonu Balıkesir masaj salonu Çanakkale masaj salonu Denizli masaj salonu Diyarbakır masaj salonu Hatay masaj salonu Kayseri masaj salonu Kocaeli masaj salonu
Bostancı escort Ataşehir escort kadiköy escort ümraniye escort anadolu yakası escort Pendik escort Kurtköy escort pendik escort kurtköy escort maltepe escort kartal escort kartal escort kadikoy escort anadolu yakası escort anadolu yakası escort kadiköy escort
Ataşehir escort Kadıkoy escort Bostancı escort Bostancı escort ümraniye escort Kartal escort Kartal escort Kartal escort Maltepe escort Maltepe escort Maltepe escort Pendik escort Ataşehir escort Kadıkoy escort Pendik escort Antalya escort Antalya escort buca escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort
Bugun...


Gökhan Törener

facebook-paylas
Henüz vakit varken..
Tarih: 22-07-2022 01:04:00 Güncelleme: 22-07-2022 01:19:00


111 gün sonra tekrar merhaba.

Son yazımda başımıza bela edilen biyokütle santraline atanan bilirkişilerin ziyaret saati açıklanana kadar sessiz kalacağımı belirtmiştim.

Sanırım yazıp yorulmayayım diye karar çıktıktan 4 ay sonra isimler ve tarih belli oldu. Herneyse artık oldu ya ona bakalım.

Bu süre zarfında tam tahmin edildiği gibi şirketin yakıt sıkıntısı ayyuka çıktı. Tabi hem mahkemede hem de bilirkişi ziyaretleri sırasında yüzlerine vurulmuştu bu gerçek..

Rastgele hazırlanan Proje Tanıtım Dosyasında 180 km kare alanda gerekli 'atığı' bulacağını ifade eden şirket ormanlık arazi seyreltmeleri sonucu çıkan ihalelere bile el atmaya kalktı. O ihaleler de ayrı bir şaibe söz konusu ama ayrı mesele.

Yakacak madde sorunu yüzlerine vurulduğunda köylülerin, halkın evinde yakacağına göz koyduk diyemeyen şirketin yetkilileri lafı çevirmeye başlamışlardı. 3 gün sonra zaten biliminsanları da gerekli atığı bulamadıklarını yerinde görecekler. 

Şirketin ilk süreçlerde insanların evinde yakacağı odunları ve hayvanlarına yedireceği samanı dahil 2 katı para vererek aldığı malzemelerle doldurduğu depolama alanındaki kriz bambaşka. Eldeki malzemelerin tükeniyor olması, içinde yuvalanmış canlıların depolama arazisinin çevresindeki evlere saldırmasına sebep oldu. 

Köy yerleşik alanı içerisinde bulunan depolama arazisinde üreyen canlılar köylülerin beslediği kümes hayvanlarına saldırdı ve telef etti. Sonuç elde tüfek kümes nöbeti başladı. 

Köy halkına tepki göstermemesi için söylenen yalanlardan bir tanesi de iş imkanları konusuydu. Bölgedeki işsizliğe çözüm olacağını söylüyordu iktidara yakın kesimler, ve hatta araya birileri koyuluyor santrale işçi bulunuyordu çevre köylerden. Şirket ise özellikle son zamanlarda işçileri çıkarmaya başlamış. Demek ki işsizliğe böyle çözüm olabiliyorlarmış. 

Araya birilerini koymak derken hani buna köy muhtarı bile dahil..

Bilirkişi heyetindeki isimler, keşif tarihi açıklanmadan 1 gün önce muhtarın aracı görülmüş santralin önünde ve muhtarın santralin içine girip çıktığı eklenmiş. Bunun üzerine basında çıkan haberlere muhtarın ve ona destek verenlerin savunması da geldi. O gün yol çalışması için orada olduğunu belirtiyorlardı. Köy muhtarı en başından beri tavrım net istemiyorum bunu da söylüyorum diye ekliyordu. Ve bir cümle daha ; "Çevre köylerden ve Eğercili'den kaç kişi muhtar bizi santrale işe yerleştir diye geldiğini herkes biliyor."

-Evet tarımsal alanların imara açılması,kırsal nufusun göçe zorlanması işsizliği doğurmuştu ama bu çaresizliğin açıklanabilir yanı maalesef bu yazıda yok.

Bir de bizlerin aklını karıştıran muhtarın orada olması santrale girip çıkması değil, tam bilirkişi heyeti açıklanmasından bir gün önce orada olmasıydı.

Yol çalışmasına denk geldiğini varsayıp konuya döneyim ; 

Yine günü geldi çattı.

Yine biz kaç kişi olursak olalım haklılığımızı kararlılığımızı dost düşman herkese göstereceğiz.

İşte yazıya adına verdiğim gibi "henüz vakit varken" tüm halkı bu yıkıma karşı birlikte ses vermeye çağırıyoruz.

Ovasına,emeğine, geleceğine sahip çıkan kim var ise 25 temmuz pazartesi sabahı görüşebilmek dileğiyle..

 

..
Henüz vakit varken, gülüm

Paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz.. (N.Hikmet)

 



Bu yazı 286 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI